Antika Bir Mabed
Mânâ erlerinin dem sürdüğü zamanlardan…
Geçmişi bugünlere taşıyan, limanlardan…

Bir mâbet ki; benzersiz, ebediyyen kıblegâh!
İbâdet edenlerin ruhları olur âğah.

Konan her taş, her candan, sanki bir parça taşır…
İhtişâmına dalan hayran gözler kamaşır.

Her yerinde gözyaşı, alın teri izleri…
Enfes râyiha gibi doldurur genizleri…

Esrârengiz havası bakışları mest eder…
Kıraçlaşmış kâlpleri muhabbetle dost eder.

Yollar oradan gider, mâveraya, arayan!
Gül yolun sancısını iliklerinde duyan!

Kim var ise; göz, kâlp, söz yönelir umut ile…
Fırsat arar huzura her açıdan kabule.

Açıldıkça Mevla’ya eller umut dolarak…
Boşalır gönüllere rahmet, ikram olarak!

İlk yapıldığı gün gibi ayakta, dimdik durur…
Bir heybet, bir âsâlet; içinde coşar şuur.

Seyreder şaşkın gözler bu muhteşem eseri…
Bu eser ki; mâzinin nesillere Kevseri.



Yorumlar
Bu Şiiri Yorumlayın