Elimde Değil
Aklımda ne şöhret ne makam
Gözümde ne köşk ne saray
Bir yıl
Dört mevsim
On iki ay
Dilimde hep ismin
Karşımda hep resmin durur

Saçların
kapkara bir gece
Çöker üstüme
Saçların bir demet sümbül
Yanağın lale değil
Yanağın pembe bir gül
Boyun dümdüz bir kavak
Boyun bir selvi ağacıdır
Alnın beyaz
Alnın kar
Alnın aktan daha ak
Dişlerin sedeften yontulmuş senin
Dişlerin birer inci gibi parlak
Sözlerin baldan şirin
Sözlerin sütten berrak

Bir genç kız kalbi gibi titrer
Işıkları vurur denize
Deniz feneri gözlerin
Gözlerin billurdan birer avize

Parmakların
Bir ışık yalımı
Aklımı alır başımdan
Sesin bir hüznü besteler gibi
Yüreğin soğuk
Yüreğin serin
Ya da derin bir okyanustur yüreğin
Adresin adresimdir

Sevgilim
Abes değil sana bu meylim
Sana bu ilgim bir heves değil
Sığınağım yuvamsın
Ekmeğimsin suyumsun havamsın
Sen benim sevdam
sen benim kavgamsın

Adın kutlu
Biliyorum
Aşkın kutsal bir emanet
Bir sır gibi saklıyorum

Ama bil sevgili
Yanışlarım yakarışlarım
Elimde değil
Kader diye yüklendim
Sensizliği yıkılmışlığı

Sağa sola koşuşum
Alın yazımdan kaçışım
Mümkün değil
Denedim
Beceremedim
Bir ileri bir geri
Sarhoş bir serseri gibi
Ne kadar avunsam boş
Ey yar
Sen girince aklıma aklım çıkar
Aç ya da tok
Yaşanır belki ama
Sensiz yaşamanın bir anlamı yok
Tadı tuzu sende
Kapında hayat görünür sevgili
Sen görünmesen de

Ne olur
Bugün daha gün doğmadan
Sabah erken
Aşk kıvamına ermişken
Kumrular tüylerini dökerken gel

Çünkü
Sen gelirsen
Yağmur yağar
Sen gelirsen sel akar
Sen gelirsen yel eser fırtına kopar
Sen gelirsen boran olur tayfun olur
Sarsar çatıyı sevgilim aklımı uçurur

Tuz ekmek hakkı için
Göz hakkı için
Gönül hakkı için gel
Helallaşalım
Göçelim bu diyarlardan sevgilim
Uzaklara gidelim
Dağları bayırları aşalım
Hayatı dolu dolu yaşayalım
Göçmen kuşlar gibi uzaklaşalım

Sevgili
Ah sevgilim
Adının geçtiği kitapları
Saygıyla öper koklar
İpekten ellerini okşar gibi okşarım

Yaşamım
Var ile yok arasıymış meğer
Gözlerim gözlerine değmeden önce

Sen gelince
Bir çocuk sevinci dolar içime
Yüreğim dayanmaz
Fırtınada bir deniz
Nasıl köpürür
Naşıl kudurur
Kafeste bir güvercin nasıl kanat vurur
Nasıl çırpınır durursa
Yüreğim öyle çırpınır meleğim
Farkında değilim
Akan suyun
Eriyen karın

Usul usul tükenen zamanın
Mevsimlerin
Kışın
Baharın

Yüreğimin yok dili
Rol yaptığım sanılır sevgili
Kalbim küt küt vurur
Elim kolum bağlanır
Kanım durur
Dilim damağım kurur
Ayaklarım birbirine dolanır
Dizlerim tutulur
Ama sesim
Seninle daha bir gür
Sevdam daha bir coşkun
Şarkılarım daha bir özgür olur
Sen gidince
Giysilerimi yırtsam yeridir
Bütün diplomalarımı yırtsam yeridir
Sen gidince hüzün gelir
Karlar üstüme yağar
Sen gidince aklım dağılır hayalin toplar
Sen gidince saçlarım karışır rüzgarlar tarar
Sen gidince ömür kısalır ve gün uzar

Gitme sen sevgili
Sen gidince
Yokluğun içime bir korku salar
Sen gidince
Yeryüzünü bir kara haber yalar

Hele gece olurken
Hele el ayak çekilir hayat dururken
Ve gök yüzüne yıldızlar kurulurken
Ben hayaline dalar
Sen düşlerime düşersin
Sen konuşarak saklıyorsun duygularını
Ürkek çekingen davranışlarından belli
Ben ise susarak anlatıyorum sana aşkımı
Suskunluğum sessiz bir çığlık
Yüreğim bir yangın yeridir

Olsun sevgilim
Yine de
Nasıl yandığımı kimseler bilmesin
Sevdamız kaç asırdır
Aramızda söylenmemiş
Kutsal bir sırdır
Varsın saçlarımı yine rüzgarlar tarasın
Yine karlar yağsın üzerime
Bedenim yine üşüsün
Yine soğusun
Hayalin beni ardın sıra sürüsün
Mezarıma bülbüller konsun
Mezarımı yosunlar bürüsün...
ELİMDE DEĞİL

Aklımda ne şöhret ne makam
Gözümde ne köşk ne saray
Bir yıl
Dört mevsim
On iki ay
Dilimde hep ismin
Karşımda hep resmin durur

Saçların
kapkara bir gece
Çöker üstüme
Saçların bir demet sümbül
Yanağın lale değil
Yanağın pembe bir gül
Boyun dümdüz bir kavak
Boyun bir selvi ağacıdır
Alnın beyaz
Alnın kar
Alnın aktan daha ak
Dişlerin sedeften yontulmuş senin
Dişlerin birer inci gibi parlak
Sözlerin baldan şirin
Sözlerin sütten berrak

Bir genç kız kalbi gibi titrer
Işıkları vurur denize
Deniz feneri gözlerin
Gözlerin billurdan birer avize

Parmakların
Bir ışık yalımı
Aklımı alır başımdan
Sesin bir hüznü besteler gibi
Yüreğin soğuk
Yüreğin serin
Ya da derin bir okyanustur yüreğin
Adresin adresimdir

Sevgilim
Abes değil sana bu meylim
Sana bu ilgim bir heves değil
Sığınağım yuvamsın
Ekmeğimsin suyumsun havamsın
Sen benim sevdam
sen benim kavgamsın

Adın kutlu
Biliyorum
Aşkın kutsal bir emanet
Bir sır gibi saklıyorum

Ama bil sevgili
Yanışlarım yakarışlarım
Elimde değil
Kader diye yüklendim
Sensizliği yıkılmışlığı

Sağa sola koşuşum
Alın yazımdan kaçışım
Mümkün değil
Denedim
Beceremedim
Bir ileri bir geri
Sarhoş bir serseri gibi
Ne kadar avunsam boş
Ey yar
Sen girince aklıma aklım çıkar
Aç ya da tok
Yaşanır belki ama
Sensiz yaşamanın bir anlamı yok
Tadı tuzu sende
Kapında hayat görünür sevgili
Sen görünmesen de

Ne olur
Bugün daha gün doğmadan
Sabah erken
Aşk kıvamına ermişken
Kumrular tüylerini dökerken gel

Çünkü
Sen gelirsen
Yağmur yağar
Sen gelirsen sel akar
Sen gelirsen yel eser fırtına kopar
Sen gelirsen boran olur tayfun olur
Sarsar çatıyı sevgilim aklımı uçurur

Tuz ekmek hakkı için
Göz hakkı için
Gönül hakkı için gel
Helallaşalım
Göçelim bu diyarlardan sevgilim
Uzaklara gidelim
Dağları bayırları aşalım
Hayatı dolu dolu yaşayalım
Göçmen kuşlar gibi uzaklaşalım

Sevgili
Ah sevgilim
Adının geçtiği kitapları
Saygıyla öper koklar
İpekten ellerini okşar gibi okşarım

Yaşamım
Var ile yok arasıymış meğer
Gözlerim gözlerine değmeden önce

Sen gelince
Bir çocuk sevinci dolar içime
Yüreğim dayanmaz
Fırtınada bir deniz
Nasıl köpürür
Naşıl kudurur
Kafeste bir güvercin nasıl kanat vurur
Nasıl çırpınır durursa
Yüreğim öyle çırpınır meleğim
Farkında değilim
Akan suyun
Eriyen karın

Usul usul tükenen zamanın
Mevsimlerin
Kışın
Baharın

Yüreğimin yok dili
Rol yaptığım sanılır sevgili
Kalbim küt küt vurur
Elim kolum bağlanır
Kanım durur
Dilim damağım kurur
Ayaklarım birbirine dolanır
Dizlerim tutulur
Ama sesim
Seninle daha bir gür
Sevdam daha bir coşkun
Şarkılarım daha bir özgür olur
Sen gidince
Giysilerimi yırtsam yeridir
Bütün diplomalarımı yırtsam yeridir
Sen gidince hüzün gelir
Karlar üstüme yağar
Sen gidince aklım dağılır hayalin toplar
Sen gidince saçlarım karışır rüzgarlar tarar
Sen gidince ömür kısalır ve gün uzar

Gitme sen sevgili
Sen gidince
Yokluğun içime bir korku salar
Sen gidince
Yeryüzünü bir kara haber yalar

Hele gece olurken
Hele el ayak çekilir hayat dururken
Ve gök yüzüne yıldızlar kurulurken
Ben hayaline dalar
Sen düşlerime düşersin
Sen konuşarak saklıyorsun duygularını
Ürkek çekingen davranışlarından belli
Ben ise susarak anlatıyorum sana aşkımı
Suskunluğum sessiz bir çığlık
Yüreğim bir yangın yeridir

Olsun sevgilim
Yine de
Nasıl yandığımı kimseler bilmesin
Sevdamız kaç asırdır
Aramızda söylenmemiş
Kutsal bir sırdır
Varsın saçlarımı yine rüzgarlar tarasın
Yine karlar yağsın üzerime
Bedenim yine üşüsün
Yine soğusun
Hayalin beni ardın sıra sürüsün
Mezarıma bülbüller konsun
Mezarımı yosunlar bürüsün...



Yorumlar
Bu Şiiri Yorumlayın