İlk Göz Ağrısı
İlkokula başladığım ilk gündü..
O sabah
ne kadar heyecanlandığımı anlatamam!
Okula gittiğimde..
sınıfın kapısında kara gözlü,
esmer yüzlü, ufak tefek;
o güne kadar hiç görmediğim
-Çünkü herkes birbirini bilir, tanırdı
ve birbirinden haberdar olurdu o zaman!
bir kızla karşılaşmıştım,
hatırladığımda, her zaman içimi sızlatan!

Çocuk yaşıma rağmen,
dizlerim titremiş,
gözüm kararmıştı heyecandan!
Bir kez bakmıştım gözlerine,
oda bana bakarken;
gözlerini mahcupça dikmişti yere;
ondan sonra utanmıştım,
bir daha bakmaktan!
Sonra tiryakililiğe dönüşmüştü,
Korkmuştum, onsuz yapamamaktan!

Halimizden belliydi:
o benden, ben ondan hoşlanmıştık;
bilmeden sevdâyı,
aklımız ermezken aşka!
Ben biraz sâkin, sessiz, içine kapanık
O ele avuca sığmaz, biraz deliceydi
Diğer ve sonradan
hayatımca tanıdığım kızlardan başka
-sonradan öğrendim
okulda herkese sevgiliydi! ! ?

Diğer erkek öğrencilerle bir rekâbet içinde;
kıskançlık, didişme, ümitlerle
ve ne hayallerle geçti seneler....
İlk okulu bitirdik aynı dönemde;
ben kasabadaki ortaokula yazıldım
o yatılı okul imtihanını kazandı, gitti;
uzak, kâlbimin ve aklımın
hep kendiyle olduğu bir yere!

Yazları okulların tâtil edildiği zamanlarda,
buluşurduk onunla ara sıra;
ben onun nasırına basardım hep,
o da benim nasırıma!
Ne o benim,
Ne de ben onun, kalmazdık kusuruna!

Konuşurduk oradan buradan,
düzeni bozuk dünyadan!
Solculuğu savunurdu bana,
ben hep Milliyetçiliği ona!
- Büyük dâvâlar yaştırdık
minnacık yüreklerimizde
habersiz dünyadan!
Ne ben onu kandırabilirdim
ne o beni edebilirdi iknâ

O hep Amerika’ya kızardı,
emperyalizmi kınardı!
Ben Hep Rusya’ya kızar
komünizm’i kınardım!
Ama içten içten o benim için
ben onun için yanardım!

O bir kutupta, ben bir kutupta
didişir, kavga ederdik;
geldiğimiz de bir araya
mıknatısın aynı kutupları gibi âdetâ!

Ne o benim sevdiklerimi sevdi...
hayat boyunca...
ne de ben onun sevdiklerini...
Birbirimizi sevdiğimiz muhakkaktı
yanaşmasak da îtirafa!

Sanki çekiliydi ikimizin dilinde de
gerçekleri söylememizi
engelleyen binlerce kelepçe!
Ola ola birbirimizin yaktığı yangınlar gönlümüzde
zıtlaşmaktan zevk alırdık ikimizde!

Bir çok şeyi yok etti
ve bir çok şeyi ortaya çıkardı zaman:
ben, zıtlıklar olmadan,
olunmayacağını idrâk ettim;
o ise anladı yaşayamayacağını ben olmadan!

Ben evlendim başka biriyle,
çoluk çocuğa karıştım!
o hâlâ kimse sevdiği...! ?
ne zamana kadar bekleyecekse?
sevdiğini beklemekte!

O belki bilmiyor,
bilmesi mümkün değil de!
Uzaklarda biri var,
onu ilk günkü gibi seven,
bir kendinin,
bir de Allah’ın bildiği sevgisini
söyleyemeyen kimseye! ?
ve sonsuza dek sevecek,
içinde hep sevdiği,
sevgisi hep içinde!

Sığınmış sevgisinin gölgesine.,
biri var...
belki genç, belki ihtiyar...! ?
sevdiğinin hayâliyle birlikte
ya çok mutsuz, ya çok bahtiyar! ?
Ve hep olacak
o bilse de bilmese de.



Yorumlar
Bu Şiiri Yorumlayın